ekmek arası ./1

önümde uzanan yolu görebiliyordum. yoksuldum ve yoksul kalacaktım.
para değildi özellikle istediğim. bilmiyordum ne istediğimi.
hayır biliyordum. saklanabileceğim, saklanıp hiçbir şey yapmak
zorunda kalmayacağım bir yer istiyordum.
bir şey olma düşüncesi beni korkutmakla kalmıyor, hasta ediyordu.
avukat, danışman, mühendis veya benzer bir şey olmayı
düşünmek bile olanaksızdı benim için.
evlenmek, çocuk sahibi olmak, aile kurumunun kafesine girmek.
her sabah aynı işe gidip akşam dönmek.
olanaksızdı.
aile pikniklerine katılmak, noel, 4 temmuz, işçi bayramı, anneler günü…
bu tür şeylere katlanmak için mi dünyaya geliyorduk?
bulaşıkçılık yapmayı, akşamları küçük odamda içki içip sızmayı yeğlerdim.

charles bukowski