yürümek ./2

niko işini ciddiye alanlardan. gitar çalmak önemli bir iştir onca. herkesin bulaşamayacağı iş. “vardır herkesin de bir bildiği!” insanın işi bildiği olmalı niko’ya göre, işi ekmeği olmalı, bildiğini ekmeği gibi bilmeli, ekmeğini bildiğinden çıkarmalı; gitar çalmak da ekmek gibi ciddi bir şeydir. memet niçin gitar öğrenecek? anlamıyor niko usta. söylenip duruyor. memet gitar konçertosu çalmak istemiyor. sadece bir iki aşk şarkısı o kadar. niko’ya göre, iyi bir aşk şarkısı çalmak konçerto çalmaktan kolay değildir. iyi bir aşk şarkısı çalmak konçerto kadar, ekmek kadar ciddidir. bir aşk şarkısı çalmak için de bu işin ustası olmak gerek. memet olamaz bu işin ustası; çünkü gitar memet için ekmek değil; oyun: oynayarak çalınmaz bu meret.

sevgi soysal

tante rosa ./1

bir elmanın bir meyve olduğu, bir babanın baba, bir savaşın savaş olduğu, bir gerçeğin gerçek olduğu, bir yalanın yalan olduğu, bir aşkın aşk olduğu, bir bıkmanın bıkma olduğu, bir başkaldırmanın başkaldırma olduğu, bir sessizliğin bir sessizlik olduğu, bir haksızlığın bir haksızlık olduğu, bir düzenin bir düzen ve bir evliliğin bir evlilik olduğu, olacağı günler gelecekti, inanıyordu tante rosa…

sevgi soysal

yürümek ./1

“işlediğim suç ilkbaharda otto 1’in en çok güneşi sevdiğini bile bile onu karanlık koridora kapatmaksa, bu suç sandığım kadar üzücü değil. üzüntü insanı yorar. arkadan gelen tatlı yorgunlukla alışmak üzüntüye. tadını çıkarmak.” ne kendini, ne de otto 1’i sandığı kadar önemsemediğini düşündü. bir kediyle olan ilişkilerinde bile kararsız olmak. adlandıramamak. seviyor muyum? acı çekmesine dayanabilir miyim?

sevgi soysal